Çanakkale Cephesi’nde 111. yıl dönümü, Conkbayırı da siperle zaferin hikayesi canlı yaşanıyor. 1915 yılında, Türk askerleri mermi dahi kullanmadan sadece süngü gücüyle düşman mevzilerine girdi. Bu harekât, Anayurt’ta bir efsane olma yolunu açtı. Konuşan bir gazete kadar, Conkbayırı tepesi tamamen kontrol altına alındı, mermi sesi yok, sadece gök gürültüsü ve patlamalar duyuluyordu. Evde ydi sokakta, o gün bir kahramanın adı duyulmaya başladı…
İki farklı açıdan bakarsak, bu savaşın en kritik anı, Mustafa Kemal’in göğsüne isabet eden şarapnel parçasının, göğüs cebindeki köstekli saate çarparak bir facianın önüne geçmesiydi. Gözlerimizde alevlenen bir kahraman, bir çarpışma anı. Konkbayırıda, askerlerin kalbi bir kez daha atmaya başladı. Mi, bu hikaye inanılmaz değil mi? İnstanbul’da, o gün bir genç çocuk, çığlık atarak anı hatırlıyor. Sıra dışı bir olay, siperin içinde bir devin yüreğine dokundu.
Oyun burada bitmedi. Anayartarlar, Conkbayırı’nda alı bu kesin zafer, Müttefik kuvvetlerin Çanakkale Boğazı’nı karadan geçme umutlarını tamamen bitirdi. Bununla birlikte, bu tarihsel başarı, Albay Mustafa Kemal’in askeri dehasını ve liderliğini tüm dünyaya kanıtladı. O gün, sokaklarda bir çığlık yükseldi, bir kahramanın adı yankılanıyor. Evde ydi, ama kahraman yine ayağa kalktı. Bir kez daha, birinci dünya savaşı, bir kez daha bir kahraman doğdu.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Siperin yankısı hâlâ dinliyor, halkın hafızasında izleri kalacak. Konkbayırı Sürprizi, bir kez daha tarih sahnesinde parlıyor. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber