Artvin’in Şavşat ilçesinde, el değmemiş yaylaların arasında yer alan Bazgiret köyü, madencilik ruhsatı uzatılmasına karşı sert bir direnişle karşı karşıya. 10 Ocak 2024 sabahı, yerel halk meydanlara indi; sokağa çıktıda, şehri yakan maden arama tehlikesine karşı seslendi. Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, elindeki mikrofonla “Bu coğrafyanın değeri parayla ölçülemez” diyerek, ekolojik ve manevi değerin rakamla ifade edilemeyeceğini vurguladı.
Köyün yüksek yayla arıcılığı, hayvancılığı ve organik tarımı, bölgenin ekonomisinin temel taşları. Ama maden arama planı, su kaynaklarını ve göçmen bitkilerini tehdit ediyor. Söz konusu plan, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına ağır metal ve kimyasal risk getirip, içme suyunu kirletebilir. Köylüler, “Bizim için su bir hazine, tahrip olursa hayatımız çöker” diyerek, eko-turizm potansiyelini de savunuyor.
Şavşat’ın Cittaslow unvanı, sakin şehir kimliğini yansıtıyor. Ahşap mimarisi ve doğal yapısı, maden faaliyetleriyle geri dönülemez şekilde bozulma riski taşıyor. Bu nedenle çevre dernekleri, “Şavşat’ın bu değerli ekosistemi tahrip olmazsa, gelecek nesillerin de yaşam alanı kalmaz” şeklinde uyarı yaptı. Yerel yönetimler, “Maden” kelimesiyle geçmek istemiyor, “Doğa” ve “Yaşam” kelimeleriyle konuşuyor.
Protesto sırasında, “Kırmızı” işaretlerle gözükmü, göçmen bitkileri ve hayvanlar için oluşturulmuş koruma alanları gösterildi. Bir köylü, “İşte bu yayla, kalbimizde bir hazine. Bırakmazsak, bizim için bir felaket olur” diyerek, hareketin ne kadar acil olduğunu vurguladı. Artık, yasal süreçteki belirsizlik, halkın huzurunu sarsıyor. “Biz zaten bu yerin koruyucusu olduk, savunmamız zorunlu” diyerek, hareketin devam edeceğini söz verdi.
Madencilik planının ekolojik etkileri, sadece suya değil, aynı zamanda toprak sağlığına da zarar verebilir. Çöplükler ve kimyasal atıklar, yaylaların zengin bitki örtüsüne ve hayvan yaşamına sonlanabilir. Bu nedenle, Sivil Toplum Kuruluşları ve yöre dernekleri, “Doğamızı korumak zorundayız” diyerek, hukuki ve toplumsal mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Bazgiret’in el değmemiş coğrafyası, sivil toplumun gözünde kutsal bir alan.
İlk günlerde protestolar arttı, ama yerel yönetimlerin ve halkın kararlılığı, bölgenin geleceği için umut veriyor. Artık, “Neler olur?” sorusuna cevap arıyor. Bazgiret’in geleceği için ne gibi adımlar atılacak, tespit ediliyor. Bakalım, bundan sonra bölgeye ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber