Pistte meydana gelen hasar, yerel gazeteciler tarafından “sıradan bir çarpışma” olarak tanımlandı, ama kimse gerçekten neye uğradığını açıklamıyor. Çılgın bir sabah rutini gibi, uçaklar kapalı bir çizgiyle göç ediyordu, sonra da aniden ateş açmıştı. Ne zaman, ne kadar sıklıkta diye soranlar, sadece “saatler içinde dört kez” diye yanıt veriyor. Yaklaşık 27 kilometre uzaklıkta, Serakib’in doğusunda duran bu eski havaalanı, savaşın ortasında ağır hasar gördüğü için şu an faaliyet gösteremiyor. Yağ, yağmur, toprak; tüm bu doğal unsurlar, pistin üstünde yayılan küçük patlamaların ardından dumanla karıştı.
Yerel kaynaklar, savaş uçaklarının Lübnan hava sahasını geçerek Suriye’ye girdiğini bildiriyor. Bu da, uçakların İsrail’e ait olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Fakat, resmi bir açıklama ya da bağımsız kanıt henüz yok. Suriye’nin kuzeyinde Sukhoi tipi savaş uçaklarıyla eğitim yapılan söylentileri de var. İsrailli bir güvenlik yetkilisi, ABD ile paylaştığı endişeleri dile getiriyor ama yine de net bir cevap yok. Savaşın ortasında kalan bu bölge, Halep, İdlib ve Hama vilayetlerinin kesiştiği noktada, stratejik bir öneme sahip. KAN’ın da sözlerine göre, Suriye’nin hava kuvvetleri yeniden yapılandırılıyor.
Bu olay, bölgedeki gerginliği biraz olsun alevlendirdi. Halkın gözünde, “bir zamanlar uçuşun rüzgarı, şimdi de gökyüzü bir silah” diyebilecekleri bir durum. Yerel halk, “Biz de uçakların geçişini izleyip, kimseye zarar vermeyeceğimize söz verdik” diyerek, olayın büyüklüğünü küçülttüğünü söylüyor. Ancak, bu sorunun arkasında yatan gerçek, belki de kimliğini henüz açıklamayan bir güçten geliyor.
Diğer yandan, İdlib’in doğu kırsalındaki Ebu Zuhur askeri havaalanı, yıllar önceki yaralanmalarla birlikte şu an tamamen kullanılmıyor. Savaş sırasında aldığı hasar, bugün bile tavanını düşürmeyi başaramadı. Peki, bu hasarın tam olarak ne kadar ciddi olduğunu kim bilir? Şam Haber Ağı’nın haberine göre, pistte maddi hasar meydana geldi; ama kazanın ölçeği hakkında net bir resim yok. Yerel yetkililer, “İnce bir çarpışma, büyük bir hasar yaratmadı” diyerek rahatlamaya çalışıyor.
Savaşın ortasında kalan bu bölge, yine de bir gün tekrar canlanabilir mi? Halkın umutları, bir gün yeniden uçuşların sesini duymak üzere. Bunu bekleyen tüm sesler, gökyüzüne bir esintiyi bekliyor. Ne zaman, ne zaman, kim, nerede, neden, nasıl? Buraların cevabı hâlâ gizli. Gelişmeleri bekliyoruz, merak içinde kalıyoruz. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber