Kırık bir nehir, Güdül’ün sularında gölgeler gibi kaybolmuş bir adamın hikayesi. Ahmet Han Kılıçay, Kırmızı Anıt bölgesinde, nehir kıyısında yürürken suda kaybolduğunu fark eden mahallenin sokağından bir grup insan, hızla çaya girerek kendisini sudan çıkardı. Bu olay, sıcacık bir sabahı gölgeler gibi kapladı, sakinliğin aniden yerini panikçe tökezli, sokağa çıktıda (gözler şaşkın, içerdiler)…
İlk yardım ekipleri, çevredekilerin ihbarı üzerine hızla olay yerine sevk edildi. Ahmet Han Kılıçay, bilinçsiz bir şekilde kıyıya çıkarıldı; ekipler, adım adım onayladı ki, cansız bir bedeni, olay yerinde bir inceleme sonrası otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. İnanır mısınız, adli tıp ekipleri göçebe bir çay kıyısında yıkıntı arasında, hem içsel hem de dışsal izleri topladı.
Sıcaklık, suyun soğukluğu, gözleri gölgeler gibi. Olay yerinde, Ahmet Han Kılıçay’ın bedeninin su altından çıkması, sokağın gürültüsünü bastırdı. İnsanlar, nehir kıyısında bir araya gelerek, benzer bir olayın yaşanabileceği korkusunu taşıdı. Nehir kıyısında, bir çayın akıntısı, sanki bir rüzgar gibi, Ahmet Han Kılıçay’ın anısını sularla savurdu.
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Ahmet Han Kılıçay’ın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı, polis ekipleri, olayın doğru nedenini bulmak için incelemeye başladı. Kırmızı Anıt bölgesinde, bir anıtın gölgesinde, olayın izleri hala sürüyor.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri takip ediyoruz; Ahmet Han Kılıçay’ın anısı, Ankara’nın Güdül ilçesinde suyun derinliklerinde kaybolan bir hikaye olarak kalıyor.
Kaynak: Orijinal Haber