Türkiye’de Okul Saldırıları: Gençlerin Kaygısı ve Çeteleşme

19.08.2026 - 03:02
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Türkiye’de nisan ayı içinde bir gün arayla yaşanan iki silahlı okul saldırısının ardından gençlerin yaşadığı kaygı, şiddet ve çeteleşme sorunu, Financial Times (FT) raporu ile gündeme geldi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki eski bir okulda 19 yaşındaki Ömer Ket, pompalı tüfekle 16 kişiyi yaraladıktan sonra hayatına son vermişti. Bir gün sonra Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okulunda silahlı saldırı düzenleyerek 10 kişiyi öldürmüş, 15 kişiyi yaralamıştı. Türkiye’de okullarda toplu silahlı saldırılar nadir görülürken, bu olaylar gençlerin karşı karşıya olduğu geniş toplumsal ve ekonomik sorunları yeniden gündemde getirdi.

Böyle bir rapor, TBMM’de kurulan Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını da içeriyor. OECD’nin 73 ülkeyi kapsayan araştırması, Türkiye’de 15 yaşındaki gençlerin yaşam memnuniyetinin en düşük seviyede olduğunu, 18-24 yaş grubundakilerin yaklaşık üçte birinin istihdamda, eğitimde veya mesleki eğitimde bulunmadığını gösteriyor. Ekonomik enflasyonun yüksekliği, 2024’te yapılan araştırmada 18-30 yaş grubundakilerin yarısından fazlasının gelecek konusunda karamsar olduğunu, 2025’teki ankette ise “öfke” duygusunun en sık ifade edilen duygu olduğunu belirtiyor. İstanbul’da bir apartman dairesinde yaşayan 15 yaşındaki Mert, çetelerden biri adına araçtan ateş açma girişiminde bulunmasının sebeplerini FT’ye anlattı. Mert, “Yeterince para kazanıp sonra bu işten çıkmayı hayal ediyordum. Seyahat edeceğimi ve hayatın tadını çıkaracağımı düşünmüştüm” dedi. Çete liderlerinin kendisine “kahraman” gibi görünmesini ve para, statü, aidiyet vaat etmesini söyledi; ancak suç dünyasının gerçekte “çok daha karanlık” olduğunu ifade etti.

Adalet Bakanlığı verilerine göre 2015’ten bu yana çocuklar hakkında ağır ceza mahkemelerinde açılan davaların sayısı yüzde 75 arttı. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de 100 bin kişi başına 3,2 olan cinayet oranı, Latin Amerika ülkelerinin önemli bölümünden düşük, ABD’deki oranın yaklaşık yarısı düzeyinde. Ancak bazı Avrupa ülkelerinin iki katından fazla. Çete şiddetindeki artış, güvenliğin kötüleştiği algısını güçlendiriyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden kriminolog Muhammed Ferit Duman, çetelerin zayıf okullar ve sosyal hizmetlerin bıraktığı boşluğu gençlere koruma ve aidiyet duygusu sunarak doldurduğunu söyledi. Sosyal medya, suç ağlarına “kimlik, güç ve görünürlük” kazandırarak ve suçu cazip göstererek gençlerin bu yapılara katılımını hızlandırıyor. Hükümet, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı kullanmasını yasaklayan düzenleme çıkardı; Meclis ise Ağustos ayında, cinayetten hüküm giyen 15-18 yaş arasındaki kişiler hakkında hakimlerin müebbet hapis cezasına hükmedebilmesini sağlayan düzenlemeyi kabul etti. FT, bu sert önlemlerin gençlerin yaşamını şekillendiren sosyal ve ekonomik koşulları göz ardı ettiğini savundu.

Bakın, gençlerin içinde bulunduğu bu karanlık ortamda, okulların güvenliği nasıl sağlanacak? Çeteler, gençleri nasıl çekiyor ve onların hayatlarını nasıl şekillendiriyor? Bu soruların cevapları, gelecekteki okullaşma politikalarına yön verecek.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
3

Yorum Yap