ANKARA: 17 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğunda imzalanan 60 günlük Mütabakat Zaptı’nın süresi bugün doluyor. Taraflar, nihai bir anlaşma için öngörülen süre içinde uzlaşmaya varamadı; Washington ve Tahran birbirini ateşkes koşullarını ihlal etmekle suçladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 15 Ağustos’ta İran’ın resmi haber ajansına yaptığı açıklamada, “ABD ile müzakereleri yeniden başlatma konusunda henüz bir karar almadık” dedi.
İki taraf da birbirini vurgu yaparak suçladı: Trump, 27 Haziran’da İran’ın düzenlediği saldırıları “ateşkesin akılsızca bir ihlali” olarak nitelendirdi. Tahran ise Washington’ın mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu. Her iki ülke de “karşılıklı ihlal” suçlamalarında bulundu; 60 günlük süre dolmadan önce her iki taraf da birbirini suçlamaya devam etti.
Hürmüz Boğazı’ndan geçişin hangi koşullarda sürdürüleceği de gündemdeki başlıca konulardan biri oldu. Trump, Boğaz üzerinde ABD’nin hak iddia etmesini öngören açıklamalarda bulundu; İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise, “Hürmüz Boğazı İran’ındı, İran’ındır ve İran’ın olmaya devam edecektir” diyerek karşıtı. Boğazdan dünya ticaretine konu olan petrolün yaklaşık yüzde 20’si geçiyor, bu yüzden her iki taraf da bu konuda ciddi endişelere sahip.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemesi ve gemilerin 60 gün boyunca ücretsiz geçişine izin vermesi öngörülürken, tarafların nihai anlaşmada uranyum zenginleştirmeye ilişkin sınırlar konusunda uzlaşması planlanmıştı. ABD ise deniz ablukasını 30 gün içinde sona erdirmeyi, nihai anlaşmanın ardından İran yakınlarında konuşlandırılan kuvvetleri geri çekmeyi ve yaptırımların kaldırılmasını da içeren ekonomik adımlar atmayı kabul etmişti.
Bununla birlikte, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 13 Ağustos’ta Newsmax’a röportajda, “Önümüzdeki hafta gelecek yeni açıklamaları takip edin. Bir ülkeye uygulanan ekonomik izolasyon tarihinde daha önce görülmemiş tedbirler alacağız” dedi. Bu sözler, İran’ın dondurulmuş varlıklarına erişim hakkı ve deniz ablukasının kaldırılması konularında hala belirsizlik yaratıyor.
Taraflar arasında yeni bir görüşme tarihi açıklanmazken, Arakçi’nin son açıklaması kısa vadede müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin beklentileri zayıflattı. Dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılar, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının deniz taşımacılığı ve sigorta maliyetleri üzerinde yeniden baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber