EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM Başkanlığı’na sunmuş olduğu soru önergesiyle, 12 Eylül 2024’te İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının ardından bazı LGBTİ dernekleri, yayın organları ve internet sitelerine erişim engelleri getirildiğini belirtti. Aynı gece 15 ilde LGBTİ dernekleri, işletmeleri ve hak savunucularının adreslerine yönelik geniş çaplı operasyonların düzenlendiğini iddia etti.
Başsavcılığın Bilişim Suçları Bürosu kapsamında Kaos GL Derneği yönetim kurulu üyelerinin evlerine gece yarısı baskın yapılmış, dernek ofisinde arama gerçekleştirilmiş ve “müstehcenlik” iddiasının dayanak gösterilen somut bir yayın bulunmadığı ifade edilmiş. İstanbul’da SPoD ve HEVİ LGBTİ+ derneklerinin ofislerine polis eşliğinde girilmiş, Pozitif Yaşam Derneği ve Pozitif‑İz Derneği ofisleri çilingirle açılmış ve çok sayıda kurucu, yönetici ile üye gözaltına alınmış. Mersin’de Muamma LGBTİ+ ve Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği’ne yönelik işlemler, İzmir, Kuşadası ve İstanbul Beyoğlu ile Şişli’deki gece kulüpleri ve işletmelerin adreslerinde de aramalar yapılmış.
Karaca, operasyonların aile güvenliği, barınma ve hak savunucularının korunması konularında bir dizi soruya yanıt istedi. Operasyonlarda en az 50 hak savunucusunun gözaltına alındığını veya ifadeye çağrıldığını, bilgisayar, telefon, tablet ve bellek gibi dijital ekipmanlara el konulduğunu öne sürdü. Operasyonlardan önce bir gazetede çalışan Baki Yaya’nın sosyal medya hesabındaki paylaşımın soruşturulması gerektiğini savunurken, paylaşımdaki bilgilere göre operasyonlara önceden bilgi verildiğini ve bazı kişilerin hedef gösterildiğini iddia etti. Karaca, operasyonların “insan haklarına yönelik bir baskı politikasının ürünü” olduğunu belirterek, yasal olarak faaliyet gösteren derneklerin hedef alınması, çilingirle giriş yapılması ve kamuoyuna siyasi kılıflarla sunulmasının örgütlenme özgürlüğüne ve insan haklarına açık bir baskı olduğunu vurguladı.