İzmir’in en tanınmış simgelerinden biri olan Saat Kulesi, 1 Eylül 1900’de temeli atıldı ve bir yıl sonra açıldı. Konak Atatürk Meydanı’nda hâlâ aynı konumda bulunan yapı, Fransız mimar Raymond Charles Pere tarafından tasarlandı ve Kuzey Afrika ile Endülüs mimarisinin etkilerini taşıyor. 81 metrekarelik taban üzerinde 21 m 12 cm yüksekliğe ulaşan kule, dört basamaklı mermer platform ve sekizgen kaide şeklinde inşa edilmiş. Platformda, küçük sütunlar taşıdığı at‑nalı kemerli sebiller, üçer çeşme kurnası ve fıskiyeli havuzlar yer alıyor.
Kuledeki saat mekanizması ilk günkü çalışma prensibiyle hizmet veriyor. 75 cm çapındaki dört saat, 22 dişli çarktan oluşan tek bir sistemle çalışıyor. Ağırlık ve yer çekimi prensibiyle çalışan bu mekanizma, altı günde bir kurulur ve üç ayda bir periyodik bakım geçer. 1929’da saat durmuştu; bu olayda Almanya’dan bir saat ustası getirildi ve mekanizma yeniden çalıştırıldı. 1994’ten bu yana 68 yıl‑yaşında saat ustası Feti Pamukoğlu, kulenin dört cephesindeki saatleri ve çevresindeki yapıların değişmesine rağmen 125 yıl önce kurulan mekanizmanın çalışma prensibini koruyarak bakımını sürdürmektedir. Pamukoğlu, “Mekanik olarak aslını yitirmeyen ve ilk günkü gibi çalışan nadide saatlerden birisi” diyerek, arızaların tespit edilmesi ve önceden müdahale edilmesi konusundaki çabalarını vurguluyor.
Saat Kulesi, İzmir’in tarihî dokusuna canlı bir bağ kurmaya devam ediyor. Kenti ziyaret eden binlerce kişi, kulenin her günün bir anında, saatlerin düzgün çalışmasını izliyor. Kule, depremlerle karşı karşıya kalmış olsa da mekanizmasının ilk günkü çalışma prensibini koruyarak şehrin önemli simgelerinden biri olarak kalıyor.