Pentagon, İran Savaşı sonrasında Basra Körfezi’nde ABD askeri varlığını azaltma planını değerlendiriyor. Bu plan, Washington Postun haberine göre, İranın yapılan saldırıların etkisiyle ABD üslerinin kırılganlığını gözden geçirmeye yönelik bir adımdır. Ne zaman, niçin? Savaşın ardından ortaya çıkan hasar ve güvenlik kaygıları, basitçe söylemek gerekirse, ABD’nin Körfez’deki stratejik konumunu yeniden şekillendirme ihtiyacını doğurdu.
İran saldırıları, ABD’nin basitçe “basra” bölgesinde 228 yapı ve askeri teçhizata zarar verdi. Mart ayında Kuveyt’teki Port Shuaiba’da 6 Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi ise dramatik bir sonuç oldu. Washington Post, uydu görüntülerine dayanarak bu hasarın 228 yapıyı etkilediğini, 6 can kaybını da net bir şekilde rapor etti. Savaş sırasında 13 binden fazla saldırı sürdürülürken, ABD’nin bölgedeki gemi, uçak ve hava savunma sistemleri ile yanıt vermeye çalıştığı anlaşılıyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, zarar gören üslerin yeniden inşa maliyetleri hariç olmak üzere, savaşın eylül sonuna kadar Pentagon a yaklaşık 37,5 milyar dolara mal olacağını açıklamıştı. Hegseth, bu rakamın ABD’nin maliyet yönetimi üzerinde büyük bir baskı yaratacağını belirtti. [Pentagon] bu planın, asker ve ekipmanların İran’a yakın üslerden daha batıdaki Ürdün, İsrail veya Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki tesislere çekilmesi yönünde seçenekler içerdiğini söyledi.
CENTCOM, normal koşullarda Ürdün’den Umman’a uzanan bölgede yaklaşık 20 noktada 40bin civarında asker bulunduruyor. Bu sayı, bölgenin mevcut askeri yoğunluğunu yansıtsa da, eğer askeri varlık azaltılırsa, hangi üslerin etkilenebileceği konusunda soru işaretleri doğmaktadır.
Bununla birlikte, ABD’nin Körfez’deki varlığın azalması, Türkiye’nin “bölgesel sorumluluk” yaklaşımıyla örtüşüyor. Türkiye, güvenlik boşluğu oluştuğunda hava savunma sistemleri ve savunma sanayisine daha büyük rol üstlenmeyi hedefleyebilir. Polonya merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi, Ankara’nın bu yaklaşımının ABD’nin Orta Doğu’daki yükünü hafifleteceğini öne sürüyor. Ancak bazı düşünce kuruluşları, ABD’nin güvenlik şemsiyesinin kısa vadede gerçek bir alternatifinin bulunmadığını belirtiyor.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber