Küresel tahvil piyasası, son dönemlerde artan enerji maliyetleri ve merkez bankalarının sert politikalarıyla yeniden gündeme geldi. ABD‑İran gerilimlerinin ardından Brent petrol 92 dolara yükseldi ve faiz indirim senaryolarını aniden tersine çevirdi. Bu durum, yatırımcıları büyük bir parasal sıkılaşma dönemine yöneltti ve devlet tahvilleri üzerinde panik satışlarını tetikledi.
Commerzbank Faiz ve Kredi Araştırmaları Başkanı Christoph Rieger, “satış dalgasının derinleştiği” uyarısıyla, 10‑yıllık ABD Hazine tahvili getirisi 4,79 % seviyesine, 30‑yıllık getiri ise 19‑yıl zirvesine yükseldi. İngiltere’de 10‑yıllık tahvil getirisi 5,234 % ile 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeyi test ederken, 30‑yıllık vadede 1998 rekoru tekrar edildi. Almanya’da 10‑yıllık Bund getirisi 3,339 % olarak artarken, Japonya 10‑yıllık tahvil getirisi 3 %’i aşarak son 30 yılın zirvesine ulaştı.
Fed Başkanı Kevin Warsh’un Jackson Hole toplantısında yaptığı enflasyon vurgusu, vadeli piyasalarda faiz artırma ihtimalini %67,5’e fırlattı. KBC Bank analistleri, enerji baskısı, şahinleşen para politikaları ve yükselen risk primlerinin bu artışın temel sebepleri olduğunu belirtti. ABD Hazinesi, yüksek faizlerin getiri planlarını zayıflattığı gerçeğiyle karşı karşıya. Eylül istihdam‑enflasyon verileri, Fed, ECB ve BoJ’nin faiz silahını yeniden çekme riskini artıracak kritik dönemi işaret ediyor.