Ankara Sanayi Odası’nın 2013‑2023 dönemini kapsayan raporu, şehrin AB pazarındaki konumunu güçlendirdiğini ve sanayinin ana metal ağırlıklı yapısından daha ileri işlenmiş, katma değeri yüksek ürünlere yöneldiğini ortaya koydu. Türkiye’nin toplam ihracatı aynı dönemde 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükseldi; SKDM kapsamındaki ihracat payı 2023’te 7,75 % ve Ankara’da yaklaşık 7 % oldu. Ankara’nın AB’ye SKDM ihracatındaki payı 2013’te %3,33’ten 2023’te %4,44’e yükseldi, AB’yle ihracatı 95 milyon dolardan 334 milyon dolara çıkmıştı.
Ürün kompozisyonunda ise ana metallerin imalat payı 72,63 %’ten 25,83 %’e gerilerken, fabrikasyon metal ürünleri 12,01 %’den 33,83 %’e yükseldi; makine ve ekipman imalatı ise 10,58 %’lik bir payla öne çıktı. Finansal göstergeler açısından Ankara firmaları 2023’te %12,45 kâr marjıyla Türkiye ortalamasını %10,06’lı aşarken borçluluk oranı %18,07 ile daha düşük kaldı. Girdi maliyetleri ise 2023’te brüt satışların 128,05 %’lik oranıyla yüksek seyrediyor; banka kredilerinin toplam borç içindeki payı 86,35 % olarak belirlendi.
Raporda orta ölçekli firmaların SKDM sürecinde desteklenmesi gerektiği vurgulandı; bu firmalarda banka kredilerinin toplam borç içindeki payı %40’ın üzerine çıktı. Emisyon ölçümü, enerji verimliliği yatırımları ve yeşil finansmana erişim, teknik ve mali kapasitesi sınırlı firmalar için ek yük oluşturabilir. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, “Karbon maliyeti uluslararası ticarette doğrudan bir unsur haline geldi; Ankara sanayisini düşük karbonlu, verimli ve rekabetçi bir yapıya dönüştürmek zorundayız” dedi ve “SKDM’nin yeni rekabet ortamında firmaların emisyon raporlaması yeterli olmayacak; enerji ve kaynak verimliliğini artırmak, karbon yoğunluğunu azaltmak ve özellikle KOBİ’lerin dönüşüm maliyetini yönetilebilir hâle getirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.